Çekilme kararının hukuki değil siyasi nitelikte olduğunu ve insan hakları yükümlülüklerini zedelediğini belirtiyor.
İstanbul Sözleşmesi çekilmesi
İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilme işlemi hukuka uygun mu?
Hukukçular, TBMM'nin uygun bulduğu İstanbul Sözleşmesi'nden tek Cumhurbaşkanı kararıyla çıkılmasını hukuka uygun buluyor mu?
Sonuçlar
Hukuka uygun
0.7%1 bireysel / 0 baro
Hukuka aykırı
99.3%39 bireysel / 79 baro
Kaynaklı görüşler
134 görüşSözleşmeden çekilme kararının Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerine aykırı olduğunu savunuyor.
Çekilmenin uluslararası hukuk standartlarıyla uyumlu, fakat Türk anayasa hukukunun gerekleriyle uyumsuz olduğu sonucuna varıyor.
Danıştay'ın hukuka uygun bulma kararını kabul edilebilir görmüyor ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı buluyor.
Çekilme kararının kadınlar ve LGBTİ+'lar üzerindeki sonuçlarını yaşadıklarını, iç hukuk yollarıyla mücadele edeceklerini söylüyor.
İstanbul Sözleşmesi'nden hukuka aykırı çıkışı tamamen reddettiğini ve kararın Anayasa'ya aykırı olduğunu söylüyor.
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile uluslararası sözleşmeden çekilinilemeyeceğini savunuyor.
TBMM onaylı insan hakları andlaşmasından Cumhurbaşkanının tek yanlı kararıyla çıkılmasını Anayasa m.90, m.104 ve m.13 bakımından sorunlu buluyor.
Danıştay'ın çekilme kararını hukuka uygun bulmasını anayasa, yasalar ve devlet uygulamalarıyla uyumlu görüyor.
Danıştay kararının tehlikeli bir sürecin önünü açtığını söylüyor.
Yetkide ve usulde paralellik uyarınca hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna vardı.
Yürütme organı işlemiyle fesih mümkün değildir görüşündeki karşı oya katıldı.
TBMM onayıyla yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi'nin yalnızca Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemeyeceği yönünde mütalaa verdi.
3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Anayasa'ya aykırı olduğunu savunuyor.
Cumhurbaşkanı kararının hukuka uygun olduğunu ve fesih/çekilme usulünün teknik milletlerarası andlaşmalar hukukuna dayandığını savunuyor.
Çekilme işlemini sakat ve ayrımcı bir idari işlem olarak nitelendiriyor.
Uluslararası sözleşmelerin Meclis onayıyla yürürlükten kaldırılabileceğini ve kanunun ancak kanunla değiştirilebileceğini savunuyor.
Çekilme kararının Anayasa'ya aykırı olduğunu ve temel yasayı göz ardı ettiğini söylüyor.
Tek kişilik kararlara karşı açılan davalarda hukukun gücünü savunduklarını söylüyor.
Sözleşmeden çekilme kararına yönelik dava konusu işlemin iptali gerektiğini düşünüyor.
Uluslararası bir sözleşmeden tek başına bir yetkiyle ve kararnameye dayanılarak çekilemeyeceğini söylüyor.
Sözleşmeden usulsüz bir şekilde bir gecede çıkıldığını söyleyerek çekilme kararının iptalini istedi.
Bir kişinin gece yarısı kararnamesiyle uluslararası sözleşmeden çıkma kararı vermesini hukuksuz buluyor.
Diyarbakır Barosu adına Cumhurbaşkanı kararının iptalini talep ediyor.
Hukuka aykırı işlemin iptali yönünde beklenti taşıdıklarını belirtiyor.
Çekilme kararının kadınlar yararına olmadığını ve devletin tüm vatandaşları korumakla yükümlü olduğunu söylüyor.
Sözleşme'den çıkış gerekçesinin LGBTİQ+'lara yönelik nefret söylemine dönüştüğünü ve koruma yükümlülüğüne aykırı olduğunu belirtiyor.
Milli irade hiçe sayılarak sözleşmeden çekilme kararının hukuki olmadığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu söylüyor.
Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin tartışıldığını belirterek Danıştay'dan hukuku ve adaleti yerine getirmesini istedi.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleme yapılmasını yetki gaspı ve hukuka aykırı görüyor.
Kadınların kendi varlıklarını korumak için İstanbul Sözleşmesi'ni savunduğunu ve sözleşmenin tek imzayla verilemeyeceğini söylüyor.
Cumhurbaşkanlığı adına idarenin kararının hukuka uygun olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanının, TBMM geri çekilmeyi uygun bulan bir kanun çıkarmadıkça sözleşmeden çekilme iradesi beyan edemeyeceğini söylüyor.
Kanunla kabul edilmiş bir uluslararası sözleşmenin yürütme yetkisiyle iptal edilemeyeceğini söylüyor.
Cumhurbaşkanının, kanun koyucu yetkiyi geri alana kadar ve uluslararası hukukun elverdiği ölçüde Türkiye'yi uluslararası andlaşmalardan çekmeye yetkili olduğunu savunuyor.
Milletlerarası andlaşmaları sona erdirme yetkisinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle verilemeyeceğini, bu alanın kanunla düzenlenmesi gerektiğini savunuyor.
Karar alma usulünün hukuka uygun olmadığını ve gerekçenin hukuki sayılamayacağını söylüyor.
Çekilmenin anayasal gerekliliklere uymamasını Avrupa insan hakları müktesebatından ciddi kopuş olarak değerlendiriyor.
TBMM'den yeni bir kanun çıkarılmadıkça İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğunu savunuyor.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin hukuka, Anayasa'ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu beyan edildi.